Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Rss Listesi
 

Datça Havadis - Bir başka Datça’mız yok; onu korumak zorundayız..


  Döviz Alış Satış
  Dolar 3.6185 3.6250
  Euro 3.2472 3.2687

MUGLA

   
 Online : 11
 Bugün : 314
 Dün : 426
 Toplam : 40997
 Ip No : 184.73.55.221
     





 
 
 

Erdem Yücel ¬

Erdem Yücel

 Bir başka Datça’mız yok; onu korumak zorundayız..
 Yazı Boyutu

 Tarih : 3.8.2016 - 21:11:14 


Bir başka Datça’mız yok; onu korumak zorundayız..


Bir başka Datça’mız yok; onu korumak zorundayız!..

Yaz aylarının en sıcak günlerini yaşadığımız Datça’da çevre turizm alanlarına göre yine de yerli ve yabancı turist sayılarında artış olduğu görülüyor. Datça Havadis’te daha önce yazdığımız gibi ilçede bazı sorunların yaşandığını ve bunların tam olarak çözümlenemediğini görmek yaşayanları üzüyor.  Bu sorunlar burada yaşayanları hiçe sayan kendini bilmezlerin yanı sıra ilçe yönetimlerinden de kaynaklanıyor.

Datça’nın en güzel kıyı şeridinde, insanların gezintiye çıktığı Sevgi Yolu ilçe merkezinden başlayarak Özbel’e kadar uzanıyor. Otellerin sıralandığı, insanların denize girdiği bu alan yalnızca yayaların yürüyüşüne açık olmasına rağmen motosikletler burada cirit atıyor. Geçtiğimiz yıl yolun başlangıcında motosikletlerin yasak olduğunu belirten bir levha vardı. Aynı zamanda motosikletli bir polis Sevgi Yolunu kontrol ederdi. Bu sezon ne o levha nede motosiklet sürücülerini ikaz eden polis var.  Aynı denetim noksanlığı şehir içerisinde kazalara neden olan motosikletler veya elektrikli bisikletler içinde geçerlidir. Onlara ehliyet soran da yok… Benim çocukluğumda ilk bisikletim bana alındığımda emniyetten bisiklet kullanabilir diye bir de ehliyetim vardı.  Şimdilerde böyle bir uygulama var mı yok mu bilemiyorum.  Aslında normal motosiklet ile elektrikli motosiklet arasında bir fark yok;  trafik yasası elektrikli olanları bisiklet olarak kabul ediyormuş!..

Sevgi yolu üzerinde Hastane ile Uslu Otel arasında Cevahirlere ait geniş bir alan bulunuyor… Geçtiğimiz yıllarda burada Cevahirlerin izni ile Nur Ablanın Balıkevi vardı. İnsanların oturup dinlendiği, her keseye uygun bir şeyler içtiği bu yer bugün kendi haline terkedilmiş… Terkedilmiş demek de yanlış; bir takım hane-i berduşlara terk edilmiş… Aynı yerde yatıp kalkıyorlar, içki âlemleri yapıyorlar… Aynı zamanda ağaçların arkaları tuvalet olarak kullanılıyor, içki şişeleri ise yığınlar halinde… Sevgi yolunda yürüyüş yapanlar, çevre otellerdeki yerli ve yabancı turistler ise bu çirkin manzarayı seyretmeleri bir yana Datça’ya da gölge düşürüyor. Burada denize girenler ilçe yönetimine defalarca şikâyet etmelerine, Datça Havadis’ in de yazmasına rağmen bu olumsuzluğa bir çare bulunamadı. Şikâyet edenlere biz biliyoruz deniyor ama gereken işlem de nedense yapılamıyor… Konuyla ilgilenmiyorlar mı; yoksa üç beş kendini bilmeze boyun mu eğiyorlar?

Nur Abla Balıkevi’nin eski müdavimleri Nur Abla gitti yerini hane-i berduşlar aldı demekten başka bir şey diyemiyorlar.  Cevahirler burada bir işletme olmasına izin vermiyorlarsa neden arazilerinin etrafını çevirip bu çirkin görüntüye bir son vermiyorlar?

Aynı alandan birkaç basamakla inilen kıyı boyunda insanlar denize giriyor. Orası başlı başına bir felaket; Datça’da yaşayanların denize girdiği bu alanı önceki yıl Nur Abla yukarıda büfesi olduğundan belediyeden kiralamıştı; herkes rahatça denize girebiliyorlardı. Şimdilerde gelenler ise öncelikle denizin içerisinde ve kıyılardaki kırık içki şişelerini topluyor, insan pisliklerini temizliyorlar. Mavi bayraklı bu yerde bütün ikazlara rağmen köpeklerle denize girilmez levhası bir türlü konulamıyor. Böyle olunca da köpekleriyle gelenlerin peşine takılan bir yığın köpek insanlarla haşır neşir olmak zorunda kalıyor…

İlçeye gelen bazı kendini bilmezler ise trafik kurallarını hiçe sayıyor, çöplerini oraya buraya atıyorlar; kendilerini ikaz edenlere de burası köy değil mi diyorlar!..

Bunlardan birisine bende şahit olmuştum; kıyı boyundaki stantların arkasında otomobil içerisinde mısır yiyen Ankara plakalı bir araba giderken koçanlarını yere bırakmış, kendilerini ikaz edenlere de siz buranın bekçisiniz demişti. Pabucun pahalı olduğu görünce de mısır koçanlarını toplayıp gitmişlerdi. Bir başka örnek ise Ahmet Taner Kışlalı caddesindeki otobüs durağının arkasına belediyenin ikaz levhası olmasına rağmen çöp poşetlerini atanlardı. Oysa çöplerini attıkları yerin on on beş adım ötesinde belediyenin çöp kutuları bulunuyordu. Yine aynı cadde üzerindeki yol şeridinde hatalı dönüşü önlemek için dikilen babalardan ikisi yabancı plakalı araçlar tarafından kırılmıştır. Aradan günler geçmesine rağmen onlar yenilenmemiş, hatalı dönüşler aynı yerde peş peşe yapılıyor.

Bütün bu örnekler Datça gibi batının en güzel yerleşim yerlerine gölge düşürmektedir. İlçe yöneticilerinin bu gibi çirkin davranışlarda bulunanları ya ikaz etmeli ya da yasaların öngördüğü cezaları vermelidir.

Bir başka Datça’mız yok; onu elbirliğince korumak zorundayız…

 



   
 
1 2 3 4 5   Bu Yazıya Toplam 5 Puan Verildi
 Kaynak :  Erdem Yücel

 Kategori  Erdem YÜCEL

263 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum ( 1 )   

 Birsen

6.8.2016 10:43:46  

  Yazı çok anlamlı.

Cevapla


Gerçekten çok güzel bir ilçe, bende geçtiniz yıllarda bahsedilen yerde tatil yaptım, böylesine değerli yerlere bu ülkenin çok afedersiniz ( hanzolarını ) sormasını sorun kökten çözülür. Güzel ve temiz günler dilerim.


İp Adresi Kayıtlı   

Sayfa  

 Bu Yazara Ait Diğer Yazılar

 

 



Mart 2017

Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Pzr
1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31
 
 





DATÇA KULİSİ | KÖŞE YAZARLARI | Aysel KIZILTAŞ | Nezih Ziya YALIMCAN | Erdem YÜCEL | Orhan KESKİNSOY | Yalçın UYSAL | Celal ERSOY | Güncel | Magazin | Gizlilik Politikası


 
   © Copyright - 2014-2017 Datça Havadis - Tüm Hakları Saklıdır.
Bu sitede Çilem.Net Yazılımı kullanılmaktadır.